Gönül Mutfağı; kadınların üretime katılımını destekleyen, çocukların beslenme hakkını önceleyen ve afetlerden etkilenen tüm savunmasız grupların gıdaya eşit, güvenli ve nitelikli erişimi için çalışan bir sivil toplum kuruluşudur.
6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Hatay’ın İskenderun ilçesinde gönüllü bir inisiyatif olarak doğan Gönül Mutfağı, kısa sürede krizin akut döneminde yüz binlerce insana sıcak yemek ulaştıran güçlü bir dayanışma ağına dönüştü. Bugün ise çalışmalarını kurumsal bir yapı altında, “Gönül Mutfağı Kadın, Çocuk ve Tüm Savunmasız Grupların Gıdaya Eşit ve Nitelikli Erişim Hakkını Koruma Derneği” adıyla sürdürmektedir.
Gönül Mutfağı; gıdaya erişimin bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğuna inanır. Bu inançla; afet ve kriz dönemlerinde acil beslenme desteği sağlar, çocukların sağlıklı ve sürdürülebilir beslenmesini destekleyen programlar yürütür, kadınların ekonomik yaşama katılımını teşvik eden istihdam modelleri geliştirir ve yerel üreticiler ile kooperatiflerle iş birliği yaparak toplumsal faydayı büyütür.
Tüm çalışmalarında gönüllülüğü, dayanışmayı ve toplumsal iyileşmeyi merkeze alan Gönül Mutfağı; yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, aynı zamanda yarının iyileşme ve yeniden güçlenme sürecine de odaklanır. Kalıcı ve adil çözümler üretmeyi hedeflerken, beslenme hakkını savunmanın yanı sıra toplumsal dayanıklılığı artırmayı amaçlar. Eğitim, farkındalık ve katılımcı üretim modelleriyle bireylerin kendi yaşamlarında güçlenmesini, toplulukların ise birlikte ayağa kalkmasını destekler.
Sahada üreten, paylaşan, öğreten ve birlikte güçlenen bir topluluk olan bu yapı; devlet kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve bireylerin desteğiyle büyümeye devam eder. Her çalışmada insan onurunu, her sofrada emeği ve dayanışmayı gözeterek; her geçen gün daha fazla insana umut ve güç vermeyi amaçlar.
Bugün Hatay İskenderun başta olmak üzere ihtiyaç duyulan her yerde; çocuklar, kadınlar ve tüm korunmasız gruplar için şefkatle, kararlılıkla ve hakkaniyetle çalışmayı sürdürmektedir.
Çünkü biliyoruz ki:
Bir sofranın başına birlikte oturabiliyorsak, iyileşme başlar.